Etiket arşivi: Parkinson Kanunu

P ekonomi terimleri sözlüğü

Paketleme Listesi
Bu liste ürünün neyden yapıldığı, neler içerdiği, nasıl yükleme yapılacağı ve benzeri bilgileri içermektedir.

Panik
Halkın finans yapısına güvenini kaybettiği ekonomik ve mali kriz. Böyle bir durum, borsaların düşmesi, mevduat sahiplerinin bankalara hücum etmesi, şirketlerin iflas etmesi şeklinde karakterize edilir. Modern kapitalizmde ilk panikler, 1720«de Fransa ve İngiltere«de yaşanmıştır. ABD ilk paniği 1819 yılında görmüş, bundan sonra 1837, 1857, 1869, 1873, 1907, 1929 ve 1987 de panik yılları olmuştur.

Para
*Nakit, servet, alışverişte mübadele aracı. Malların ve hizmetlerin değerini ölçmekte kullanılan soyut hesap birimidir. Bir toplumun kıymet ölçüsü ve mübadele vasıtası olarak kullanmayı kabul ettiği nesnedir. Kıymet ölçüsü ve mübadele vasıtası olmasının yanı sıra kıymet taşıyıcısı ya da kıymet biriktirme aracıdır. Mal gibi üretilir, piyasaya arz edilir ve talep edilir. Ancak diğer mallardan farklı özelliği, bir mübadele aracı olmasıdır. Kolaylıkla el değiştirebilir. Ayrıca diğer malların tüketilerek son bulma özelliğine karşılık para ekonomide tekrar kullanılmak üzere kalır ve dolaşır. Aynı zamanda kıymet ölçüsüdür.
*Mal ve hizmetlerin değişim aracı. Ekonomide madeni, banknot para birimlerinin yanı sıra vadesiz mevduatlar ve kredi kartları da para unsurları içinde sayılır. Değişim aracı, değer ölçütü ve saklama işlevi vardır. Vadeli mevduat, devlet tahvili gibi değişim araçları da para benzeri olarak değerlendirilir.

Para aldanması
İşçilerin ücretlerinde yapılacak bir indirime karşı direnirlerken, parasal ücretleri aynı kaldığı halde fiyatlar genel düzeyindeki yükselme sonucu reel ücretlerdeki azalmaya daha duyarlı olmaları

Para arzı
*Merkez bankası tarafından ekonominin genel ihtiyaçlarına göre dolaşıma çıkarılan para
*Para stoku anlamında da kullanılır. Belirli bir anda ekonomide dolanımda bulunan ve para olarak kullanılan araçların toplamıdır.

Para ekonomisi
Değişim aracı olarak paranın kullanıldığı ekonomi, (1) ekonomik yaşama paranın egemen olması, (2) takas yoluyla değişimin yerini para ile değişimin aldığı ve böylece üretimin çok geniş ölçüde tüketim için değil pazar için yapıldığı ekonomi sistemi.

Para erozyonu
Enflasyonun etkisiyle paranın değerinde oluşan yıpranma

Para Kurulu (Currency Board)
Döviz kuru rejimlerinden biridir. Bu tür bir uygulamada, ulusal paranın değeri yabancı bir para birimine veya yabancı para birimlerinden oluşan bir sepete karşı sabitlenir. Para politikası uygulaması açısından bakıldığında parasal tabanın sadece yabancı para karşılığında yapılan işlemlerle değişmesine izin verir. Diğer bir deyişle, merkez bankasına önceden belirlenmiş sabit bir kurdan döviz satıldığı zaman para miktarı artar, merkez bankasından döviz alındığı zaman azalır.

Para piyasası
*Kısa vadeli kredi talepleriyle kısa vadeli kredi arzlarının karşılaşması
*Kısa vadeli fon (kredi) arz ve talebinin karşılaştığı, genellikle merkez bankaları tarafından yönlendirilen piyasalardır.
*Kısa vadeli (uluslararası piyasalar için 90 gün ve daha az), yüksek likiditeye sahip finansal enstrümanların işlem gördüğü piyasalardır

Para Politikası
*Bir ülke ekonomisindeki para arz hacmini değiştirmeye yönelik politikalar bütünüdür. Uygulama yöntemleri arasında Merkez Bankası’nın senetleri nakite çevirdiği açık piyasa müdahalesi, banka işlemleri ve kredi tavanının değiştirilmesi sayılabilir. Para politikaları depresyonda yetersiz kalır.
*Ekonomik büyüme, istihdam artışı ve fiyat istikrarı gibi hedeflere ulaşabilmek için paranın elde edilebilirliğini ve maliyetini etkilemeye yönelik olarak alınan kararları ifade eder. Uygulanmasından sorumlu kuruluşlar merkez bankalarıdır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununda, Bankanın temel amacının fiyat istikrarı olduğu ifade edilmiştir.

Para Politikası Kurulu – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Monetary Policy Committee)
Fiyat istikrarını sağlamak amacıyla para politikası ilke ve stratejilerinin ve bu stratejiler çerçevesinde Hükümet ile birlikte enflasyon hedefinin belirlemesi, Türk Lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirlerin alınması ve yabancı paralar ile altın karşısındaki muadeletini tesbit etmeye yönelik kur rejiminin, yine Hükümet ile birlikte belirlenmesi ile görevli ve yetkili olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde oluşturulmuş bir kuruldur. Para Politikası Kurulu, Başkan (Guvernör)ın başkanlığı altında, Başkan (Guvernör) Yardımcıları, Banka Meclisince üyeleri arasından seçilecek bir üye ve Başkan (Guvernör)ın önerisi üzerine müşterek kararla atanacak bir üyeden oluşur. Hazine Müsteşarı veya belirleyeceği Müsteşar Yardımcısı toplantılara oy hakkı olmaksızın katılabilir.

Para talebi
Bir ülkede belirli bir dönemde kişilerin ekonomik varlıklarını para olarak ellerinde bulundurma istekleri

Paranın Dolaşım Hızı (Velocity)
Bir birim paranın kaç birim mal veya hizmetin el değiştirmesine imkan sağladığını gösterir. GSMH / Para Stoğu ile ifade edilir.

Parasal Aktarım Mekanizması (Monetary Transmission Mechanism)
Para politikası kararlarının üretim, tüketim, istihdam gibi reel ekonomik aktiviteleri ekonominin kendi dinamikleri aracılığı ile etkilemesini sağlayan mekanizmadır. Örneğin, Merkez Bankasının kısa vadeli faizleri değiştirerek, enflasyon beklentileri, piyasa faiz oranları, vade yapısı, para – kredi büyüklükleri ile aktif fiyatlarını etkilemesi ve belli bir süre sonra bu değişmelerin reel büyüklükler üzerinde etkili olması bu mekanizmanın çalışma biçimini oluşturur. Ancak, böyle bir mekanizmanın net olarak tespit edilmesi, davranışsal bir takım tanımlamalar da gerektirdiğinden, oldukça zordur.

Parafiskal gelirler
Devletin kendilerine verdiği yetkiye dayanarak ticaret odası, tabipler odası gibi kamu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sosyal güvenlik kuruluşları tarafından tahsil edilen ancak devlet bütçesine dahil edilmeyen kamu geliri türü. Parafiskal gelirlerin vergiye benzeyen yönü, bunların vergi gibi cebri bir yükümlülük olmasıdır.

Pareto optimumu
Toplumsal refah kriteri. Toplumdaki bireylerden en az birinin refahını azaltmadan diğer birinin refahını artırma imkanı yoksa o toplumun refahı optimumdur. Pareto optimumunun gerçekleşmesi için hem üretimde hem de tüketimde etkinlik sağlanmalıdır. Kanun, İsviçre-İtalyan soyundan gelmiş bir iktisatçı ve sosyal bilimci olan Vilfredo Pareto’nun (1848-1923) adıyla anılır. Pareto’ya göre toplumun belli başlı sınıfları arasındaki gelir dağılımını saptayan iki unsur vardır. Biri toplumun kültürü, diğeri ekonomideki verimlilik düzeyidir. Ekonomi ne kadar verimli olursa gelirdeki eşitlik de o kadar iyi olur. Verim ne kadar azalırsa gelir eşitliği de o kadar düşer. Vergiler bunu değiştiremez. Mali devleti savunanlar, büyük ölçüde vergilerin gelir dağılımını etkin ve kalıcı biçimde değiştirebileceği iddiasına dayanmaktadırlar.

Parite
(1) karşılıklı ilişkilerde iki tarafın birbirine eşit olması, herhangi bir uyuşmazlığın bir sorunun çözümünde tarafların eşit temsili ilkesi, (2) aynı değerde olmayan çeşitli ülke paralarının kambiyo değerleri bakımından ve karşılıkları olan altına oranları açısından eşit olmaları, farklı ülke paralarının muadil kıymetleri, iki ülkenin ulusal para birimleri arasındaki dönüşüm haddi, (3) fiyat eşitliği

Parkinson Kanunu
Kamu yönetiminde bürokrasinin artması sonucu iş veriminin düşmesi, devletin ve özel kesimin ücretle çalıştırdığı personeline, genel fiyat düzeyindeki yükselmelere oranla daha az ücret ödemesi durumu. Özellikle kronik enflasyon dönemlerinde devlet gelirleri veya şirket kazançları arttığında elemana aynı oranda bir zam yapılmamaktadır. Başka bir tanımla ücretler enflasyon oranının altında kalmaktadır.

Parti Kiralama
Özel bir formda hazırlanmış yazılı kontrattır. Nakliye aracının sahibi ile bu aracın tamamını veya bir bölümünü kiralayan kişi arasında imzalanır. Kontrat genellikle nakliye ücretlerini ve bu nakliye işleminde kullanılacak olan limanları içerir.

Pasif
*Bir bilançonun aktifi işletmenin varlıklarını gösterirken, pasifi bu varlıkların hangi kaynaklardan sağlandığını sergiler. Pasif, işletmenin aynı zamanda hukuki ve mali yapısını yansıtır. Varlıkların ne kadarının öz sermaye ile karşılandığı ve işletmenin ne kadar yabancı kaynak kullandığı pasif tarafta görülür. Sermaye, yedek akçeler, karşılıklar ve yıl karı pasif tarafın öz sermayeyi oluşturan kalemleri iken, işletmeye herhangi bir şekilde verilen avanslar, açılan krediler, ödenecek olan vergiler, emanet olarak yatırılan paralar yabancı kaynağı oluşturan kalemler olmaktadır.
*Bilançoda gösterilen borç ve yükümlülükler toplamıdır. Aktiflerin hangi kaynaklarla temin edildiğini gösterir.üç ana kalemden oluşur; Kısa Vadeli Borçlar, Uzun Vadeli Borçlar ve öz sermaye. Borçlar, genelde finansal ve ticari olarak ikiye ayrılır. öz sermaye altında şirketin sermayesi, yedekler, yeniden değerleme artış fonu ve net kar gösterilir.

Pasifik Çanağı İlkeleri
Çok kısa sürede büyük bir gelişme gösteren Pasifik ülkelerine verilen genel ad. Bunlar; Çin, Kore, Hong Kong, Japonya, Tayvan, Filipinler, Vietnam, Laos, Tayland, Kamboçya, Singapur, Endonezya, Malezya, Myanmar (Burma)’dır. Ekonomik ve endüstriyel zenginlikleri, planlama ve teşebbüs karışımı üzerine kuruludur. Bu modele Konfüçyus Kapitalizmi adı da verilmektedir.

Paternalizm
Patronun işçisine babalık ettiği görüşü

PAYE (Pay As You Earn)
Kazandıkça öde, vergide “kazanırken öde” yöntemi; personel ücretlerinin ödenmesi sırasında gelir vergisinin kesilmesi

Pazarlama
Bir satıcının karlı alışverişlerinin gerçekleştirilmesi amacına yönelik bilgi birikimi ve uyguladığı etkin işlemler. Satış, dağıtım, reklam, pazar araştırması, ürün planlaması gibi. Modern anlamda pazarlamacılık ilkeleri İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra şekillenmiştir.

Per diem
Gündelik, yevmiye, günlük, yolluk ya da ücretin günlük esasa göre belirlenmesi

Permi
İthal ve ihraç edilecek mallarla, yurt dışına çıkartılacak döviz ve değerler için kamu otoriteleri tarafından verilen izin.

Perestroika
Sovyet lideri Gorbaçov’un ekonomide gerçekleştirmeye çalıştığı yeniden yapılanma hareketi

Perspektif planı
15 yıl veya daha fazla süreler için hazırlanan uzun vadeli planlar. Ekonomik yapının alacağı şekli ve uzun dönemli ekonomik ve sosyal hedefleri belirler.

Peşin Dokümanları
Yükleme belgelerinin güvenliği üzerine yapılan borçlanma

Peşin İskonto
Spot işlemlerin farklı bir uygulamasıdır. Bu işlemlerde alınan ödeme vasıtalarının ya da müşterinin yapacağı ödemelerin ağırlıklı ortalama vadesi hesaplanır ve bu ortalama vadeye uygulanacak sabit factoring ücreti ve komisyon tutarı çıktiktan sonra bakiye

Peter Prensibi
Her kişinin kendi yetersizlik seviyesine ulaşacağı prensibi. 1969′da Lawrence Peter tarafından yazılan bir kitapta ortaya atılan bu prensibe göre kişiler bulundukları pozisyondaki işlerini çok iyi yaptıkları için bir üst pozisyona yükseltilebilir. Bu pozisyon da genelde becerileri zorlayacak yeni bir iştir. Ancak herkesin bir yeterlilik sınırı vardır ve kişi eğer yaptığı işte başarılı olamıyorsa artık terfi etmeyecek demektir. Prensibin bir başka bakış açısı da, insanlar sürekli terfi ettirildiği için belli bir anda bir çok makamın yetersiz kişiler tarafından doldurulacağı inancıdır.

Petro-dollar
Petrol satışlarından elde edilen muazzam kazançlar, petrol ihracatçısı Orta Doğu ülkelerinin Avrupa ve Amerikan bankalarına yatırdıkları fonlar

Phillips Eğrisi
Enflasyon hızı ile işsizlik oranı arasında var olduğu ileri sürülen ters yönlü ilişki. 1960«lı yıllarda İngiliz iktisatçı A.W. Phillips tarafından ortaya atılmıştır. İcret-fiyat sarmalının yüksek istihdam düzeylerinde daha hızlı yükseldiği biçiminde yorumlanmıştır. Ancak özellikle az gelişmiş ülkelerde 1970«li yıllarda yaygın olarak görülen yüksek enflasyon ve yüksek işsizliğin bir arada bulunması olgusunu açıklamakta yetersiz kaldığından inandırıcılığını kaybetmiştir.

Pigou Etkisi
Fiyatlarda meydana gelen düşme sonucu reel servette ortaya çıkan artışın tüketim harcamaları üzerindeki etkisi. Parasal ücretlerin esnek olması halinde tam istihdama ulaşılabileceğini ileri sürer. Buna göre ekonomide parasal ücretlerin azalmasıyla fiyatlar genel seviyesinin de düşmesi halinde daha önce biriktirilmiş tasarrufların reel değerleri artacak ve fertler bu nedenle daha az tasarruf ederek fiyatları düşen tüketim mallarına olan taleplerini artıracaklardır. Fiyatların düşüp servetlerin artmasıyla ortaya çıkan bu tasarruf azaltıcı veya toplam harcamaları artırıcı etkiye “reel balans etkisi” ya da “Pigou etkisi” denir.

Pilot bölge
Uygulamaya konması düşünülen bir politikayı ya da yöntemi özel ve sınırlı bir deneye tabi tutmak amacıyla seçilen bölge. Bu bölgede yapılacak çalışmalar, daha sonraki geniş kapsamlı uygulamada ortaya çıkabilecek sorun ve aksaklıkların önceden belirlenebilmesini amaçlar.

Pirinç levha işlemleri
Kıyı (offshore) bankaların fonksiyonel bankacılıkla uğraşmamaları nedeniyle meşgul oldukları işe verilen ad

Piyasa ekonomisi
Birbirinden bağımsız hareket eden, çok sayıda tüketici ve üreticiden meydana gelen, fiyat mekanizmasına dayalı mübadele ekonomisi. Hangi mal ve hizmetin üretileceğine tüketici karar verir. Tüketici tercihlerinin açıklanmasında piyasa göstergesi fiyatlardır.

Piyasa Yapıcılığı Sistemi (Primary Dealer)
*Birincil piyasa işlemlerinde etkinliği artırmak, ikincil piyasaların işleyişini kolaylaştırmak amacı ile, hazine veya merkez bankalarının, borçlanma senedi ihracı (ihale), döviz müdahalesi türü işlemlerinde sadece belli kriterlere göre seçtiği banka ve diğer bazı kuruluşları taraf kabul ettiği bir sistemdir. Piyasa yapıcısı adı altında seçilen kuruluşlar, ikincil piyasalarda aralıksız işlem yapmak, kotasyon vermek, bir ihracın belli bir miktarını satın almak gibi yükümlülüklere sahiptir
*Piyasanın dürüst, düzenli ve etkin çalışmasını sağlamak ve görevli olduğu sermaye piyasası araçlarında likit ve sürekli bir piyasanın oluşmasını sağlamak için kendi nam ve hesabınaçift taraflı kotasyon vermekle yükümlü olan aracı kuruluştur.

Piyasaya Göre Ayarlama
Vadeli işlem sözleşmesinde pozisyon alındığı tarihten itibaren cari uzlaşma fiyatı ile bir önceki gün piyasada oluşan uzlaşma fiyatı arasındaki farkın, açık pozisyon sahiplerinin hesaplarına yansıtılmasıdır.

Planlı ekonomi
Kaynakların kullanımının devlet tarafından belirlendiği ve kontrol edildiği ekonomi. üretim, yatırım ve dağılım kararlarının tamamı veya büyük kısmı, merkezi yönetim tarafından alınmaktadır. Bu terim, İkinci Dünya Savaşı öncesinde sadece Sovyetler Birliği için kullanılırken daha sonra diğer sosyalist ülkeler ve az gelişmiş ülkeler için de geçerli bir hale gelmiştir. Az gelişmiş ülkeler, ellerindeki kıt kaynakları en verimli şekilde kullanmak, daha yüksek bir gelişmişlik düzeyine ulaşmak, gelişmiş ülkelerle arasındaki açığı hızla kapatmak için planlı ekonomiye ihtiyaç duymaktadır

Plasman
Paranın gelir getirici bir alacağa, menkul ya da gayrimenkul değerlere ayrılması. Yatırım, sermaye stokuna yapılan ilave iken plasman bu stokun el değiştirmesidir. Yeni fabrika tesis etmek yatırımdır, tesis edilmiş bir fabrikayı satın almak ise plasmandır.

Plütokrasi
Zenginler hakimiyeti, servet sahipleri sınıfı, plütokrasi, bir ülkede egemenliğin zenginlere ait olduğu siyasal yapı, zengin sınıfların en zenginlerinden oluşan yönetici kesim

Poliarşi
Modern sanayileşmiş toplumlarda tam bir elit yönetiminin değil, birden fazla elit grubunun aynı anda toplumsal ve siyasal süreçleri etkilemesiyle ortaya çıkan bir elit çoğulculuğunu ifade eden yönetim tarzı. Seçilen yönetici elitler, toplumdaki bütün önemli karar merkezlerine anahtar niteliğindeki işlere nüfuz edememekte, bu alanlar alternatif elitler tarafından doldurulmakta, bu yüzden de herşeyi denetiminde tutan tek bir elitin yönetimi mümkün olmamaktadır.

Poliçe
“Senet metninde poliçe kelimesi veya yabancı dilde karşılığı olan kelimeyi, belirli bir bedelin ödenmesi hususunda kayıtsız şartsız olarak havaleyi, ödeyecek olan muhatabın ad ve soyadını, keşide tarihi ve yerini, keşidecinin imzasını taşıyan senet. ”

Politik ekonomi
Bir taraftan ekonomi diğer taraftan da siyaset ilminin kurallarını inceleyen ve bu kuralları devletin ekonomik rolünü belirlemek için bir araya getiren ekonomi modeli. Oluşan ortak alan, gelişmiş ülkelerde küçük olduğu halde sanayileşmesini tamamlayamamış gelişmekte olan ülkelerde daha büyüktür. Çünkü gelişmiş ekonomilerde sorunların çoğu, mevcut kurumsal ve yasal çerçeve içinde ekonomik kurallara uygun olarak çözümlenir. Ekonominin düzenli işleyebilmesi için ekonomik yapıda kurumsal ve yasal köklü değişikliklerin hepsinin aynı anda gerçekleşmesi gerekir

Politik Risk
İhracat finansında temel sorun iki para birimi arasında alacağınız ücretin azalmasıdır. Bazı önemli durumlarda savaş, istila, darbe gibi durumlarda bu tarz politik riskler daha da büyümektedir

Portföy
(1) evrak cüzdanı veya çantası, (2) bankanın elinde bulundurduğu senetlerin tümü (3) Bir yatırımcının sahip olduğu menkul kıymetlerin tümüne verilen addır.
(4)Sahip olunan varlıkların aynı veya farklı özelliğe sahip birden fazla kıymete yatırılması sonucu oluşan toplam değerdir.

PORTFÖY YÖNETİCİLİĞİ
*Sermaye piyasası araçlarından oluşan portföylerin ne zaman ne kadar alınıp satılacağını belirlemeye yönelik çalışmalar ve yapılan işlemlerdir.
*Kıymetli madenlere dayalı olanlar dahil olmak üzere sermaye piyasası araçlarından oluşturulan portföylerin müşteriler hesabına vekil sıfatıyla yönetilmesidir

Portföy Teorileri
Çeşitli risk ve getiri yaklaşımları altında portföy oluşumlarını inceler. Portföy oluşumu ve yönetime ilişkin, risk-getiri yaklaşımı altında portföyde yer alacak kıymetlerin seçim sürecinin nasıl ve hangi kriterlere göre yapılacağına ilişkin ilk teorik çalışma 1952 yılında “portfolio selection” adı altında Harry Markowitz tarafından yapılmıştır (Bu ve sonraki çalışmaları ile 1990 yılında Nobel Ekonomi ödülünü bu konunun diğer teorisyenleri ile paylaşmıştır). Teorik yapı, Markowitz Modeli, 1963 yılında William Sharpe’ın (1990 nobel ödüllü diğer teorisyen) “Single Index Model” adı altında geliştirdiği model ile basitleştirilmiş, bir anlamda hesaplama güçlüklerinden arındırılarak daha uygulamaya yönelik bir hale getirilmiştir. Teorik yapının gelişme süreci, 1964 yılında Sharp, 1965 yılında Linther, 1966 yılında Mossin’ in ayrı ayrı geliştirdikleri “Capital Assets Pricing” model adlı çalışmalar ile devam etmiştir. 1967 yılında Steve Ross bu teori ile bağlantılı olarak “Arbitrage Price Theory” adı altında yeni bir yaklaşım oluşturmuştur. Bu tür teorik çalışmalar, optimal portföy yönetimi altında yoğun bir biçimde kullanılmaktadır.

Proforma Fatura
*Tedarikçinin malın nasıl gideceğini, alıcıya mal hakkında tür ve miktar hakkında bilgileri verdiği ve değerinin ne kadar olduğunu gösterdiği belge.
*”Alıcıya satılacak malın cinsi, kalitesi, tahmini fiyatı ve bedeli, satış koşulları hakkında bir bilgi vermek üzere düzenlenen ve daha çok bir teklif niteliği taşıyan fatura çeşidir. ”

Pozitif ekonomi
Ekonominin ne olması gerektiği ile değil ne olduğu ile ilgilenir. Ekonomik olayları ve alınan kararları objektif olarak inceleyerek bunları bilimsel kurallara dayandırmaya çalışır. Bu açıdan normatif ekonominin tam karşıtı olarak değerlendirilebilir.

Pozisyon Fazlası (Long Position)
Döviz, menkul kıymet veya herhangi bir finansal enstrumanda sahip olunan net fazla pozisyonu ifade eder. Örneğin, 10 milyon ABD doları nakit pozisyon fazlasına sahip olmak, bir portföyde net olarak (nakit ABD doları borçları düşüldükten sonra) 10 milyon ABD doları nakde sahip olmak anlamındadır. Diğer bir deyişle bir kıymetteki fazla sahipliği ifade eder.

Prefinansman
Bir firmanın belirli bir sürede yerine getirmek üzere anlaşma yaptığı bir siparişte süre dolmadan önce sipariş bedelini kısmen veya tamamen alması

Prim
(1) taksitle ödenen sigorta primi, (2) bir şeye gerçek değerinden fazla verilen fiyat, ikramiye (3) hisse senetleri veya paranın mübadele farkı, acyo, (4) ücretsiz ya da indirimli verilerek başka malların satışının sağlamasına çalışılan şey, (5) zamana göre belirlenmiş olan asıl ücretin yanısıra işin kapsamı ve niteliği dikkate alınarak yapılan ek ödeme. Çalışan kişiyi teşvik edici bir ödüllendirme aracıdır. İşverenin değerlendirmesine bağlı olarak verilebileceği gibi toplu sözleşme hükmü gereği olarak da verilebilir.

Prodüktivite
Verimlilik, üretkenlik; bir ya da birden çok üretim faktörünün kullanılmasıyla herhangi bir çalışmadan veya mamulden elde edilen verim; üretim faaliyetinden elde edilenle, bu faaliyete konulanın fiziki miktarlarının birbirine oranı; randıman, prodüktivite, belirli bir kaliteyi korumak şartıyla birim ürünü en az maliyetle üretmek, bir elemanın saat başına tamamladığı faydalı işin ölçüsü

Proforma
Satıştan önce müşteriye malın cinsini fiyatını niteliklerini bildirmek için verilen ön fatura, proforma fatura, teklif mektubu niteliğindeki ticari belge

Proje kredisi
Önceden saptanmış belirli bir projenin finansmanı için verilen dış kredi

Proletarya
Ücretle çalışan sınıftan, emekçi

Proletarya diktatörlüğü
Marksist kuramda işçi sınıfının, toplumsal sosyalist dönüşümü gerçekleştirmek amacıyla kurması öngörülen geçici politik iktidar. Amaç, sınıfsız komünist bir toplum oluşturmaktır. 1960′ların sonlarına kadar tüm dünya komünist partilerinin tartışmasız kabul ettiği bu kavram daha sonra etkisini kaybetmiştir.

Promosyon
Satışı artırmak için yapılan yenilikler veya sunulan avantajlar

Protesto
Bir vergiyi istemeyerek ödediğine dair mükellefin itirazı

Provizyon
(1) Çekin karşılığının bulunup bulunmadığının sorulması; çekin üzerindeki yazılı değerin ödenebilmesi için karşılığının olup olmadığının ilgili bankaya sorularak kontrol edilmesi; akreditif karşılığı yapılan ithalatta, akreditif tutarı dövizin muhabir banka nezdinde hazır olduğunun ve mal belgeleri teslimi karşılığında satıcıya ödeme yapılması için yetki verildiğinin amir bankaya bildirilmesi, (2) İşletme zararlarının karşılanabilmesi için ayrılan para. Bir işletmenin yedekleri dönem karından ayrıldığı halde karşılık ayırmak için işletmenin kar etmesi gerekmemektedir. Varlıkların değerindeki azalmalara karşı alınan önlemler olarak ve işletme için bir yükümlülük doğurabilecek olaylar için karşılık ayrılır.

Put Option
Satma hakkını ifade eder. Elinde opsiyon kontratını bulunduran tarafa, opsiyona konu olan kıymeti yine opsiyonda belirtilen şartlarda satma hakkını verir ancak bir yükümlülük getirmez. Piyasa koşullarına bağlı olarak opsiyonu elinde bulunduran taraf opsiyonu kullanmayabilir. Opsiyonun kullanılması “exercise” edilmesi olarak ifade edilir. Opsiyonu satan taraf ise, alan tarafın opsiyonu kullanmak istemesi durumunda kontrat şatlarını yerine getirmekle yükümlüdür.