Kategori arşivi: Hukuk Terimleri

Hukuk

Z – hukuk terimleri sözlüğü

Z harfi ile başlayan hukuk terimleri sözlüğü:

 Zabıt defteri :   Eski hukukta, tapu sicili gibi kullanılan defter.

  Zabıtname :   Tutanak

  zahir :   açık

  Zâhire :   Yiyecek; gerektiği zaman harcanmak üzere ambarda saklanan hubûbat

  Zâhirî :   Görünen; görünüşte

  Zail :   Zeval bulma; bitme

  Zamanaşımı :   Kanunda öngörülen ve belirli koşullar altında geçmekle, bir hakkın kazanılmasını, kaybedilmesini veya bir yükümlülükten kurtulmayı sağlayan süre.

  Zamin :   Bir şeyi tazmin eden; kefil

  Zevâid (zevait) :   Vakıfta gelirin dağıtılmasından sonra geri kalan

  Zeval :   Son; bitim; nihayet; yok olma

  Zevciyyet :   Kocalık,karılık; karı-kocalık; eşlik

  Zımnında :   Dolayısıyla; için; olarak

  Zımnî :   Üstü kapalı; açık olmayan

  Zihni kayıt :   Bir kimsenin bilerek ve isteyerek, asıl iradesiyle uyuşmayan bir beyanda bulunması

  Zikretmek :   Anmak; anılmak; bildirmek; belirtmek

  Zilyet :   Bir şeyi fiilen elinde bulunduran kişi; bir şeyde tasarrufta bulunan kişi; elmen

  Zilyetlik :   Bir şey üzerinde fiili hakimiyet veya bi eşyayı fiili hakimiyet ve kudret alanı içinde bulundurma demektir.

  zinhar :   sakın, asla

  zîr :   alt (Kısım)

  Ziya :   Kaybetme; yitme

  Ziyade :   Fazla; çok; aşırı

  Zuhur etmek :   Ortaya çıkmak; doğmak.

Y – hukuk terimleri sözlüğü

Y harfi ile başlayan hukuk terimleri sözlüğü :

 Yabancı :   Bir devletin ülkesinde oturan ve o devletin uyruğunu iddia etmek hakkı olmayan kimselerdir.

  Yalamuk :   Çam ağacının reçineli kabuğu; soymuk

  Yapı :   (imar hukukunda) karada ve suda, sürekli veya geçici, resmî veya özel yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve hareketli tesisler

  Yapı alacaklısı ipoteği :   Bir yapıyı yapanların, o yapıdan doğan alacaklarını teminat altına almak için koydurdukları gayrimenkul rehni

  Yapı kullanma izni :   Iskân belgesi

  Yapı malikinin sorumluluğu :   Bir binanın veya diğer yapı eseri malikinin, bunların çürük yapılmasından veya korunmasındaki kusurundan dolayı sorumlu tutulması

  Yapı ruhsatı :   Inşaat izni; inşaat ruhsatı

  Yargı :   Hukuk kurallarının bağımsız ve tarafsız mahkemelerce belli bir olaya uygulanmasıdır.

  Yayla :   Çevresi dik bayırlarla çevrili, düz ve yüksek yer; genellikle yüksek platolarda yer alan, insanların serinlemek ve hayvanlarını otlatmak için yaz aylarında gidip kaldıkları yer

  Yaylak :   Bir veya birkaç köy ya da beldeye, ayrı ayrı veya ortak olarak, yaz mevsimini geçirmeleri ve hayvanlarını otlatmaları için tahsis edilen veya öteden beri bu amaçla kullanılagelen arazi. hayvanların yayılıp otlamasına uygun yer; otlak

  Yed :   El ;elinde bulundurma

  Yed’i istirdat :   Mal üzerindeki yitirlmiş egemenliği, tasarruf gücünü geri almak, yeniden ele geçirmek

  Yediemin :   Uyuşmazlık konusu şeyin saklanması ve idaresi kendisine verilen kişi; güvenilir kişi; yediadl

  Yekûn :   Toplam

  Yeni arazi teşekkülü :   Kimsenin mülkiyetinde olmayan yerlerde birikme, dolma, kayma ya da kamunun malı olan akarsuların yatak veya seviyelerinin değişmesi gibi olaylarla oluşan toprak parçası.

  Yeniden değerleme :   Vergi matrahının hesaplanmasıyla ilgili ekonomik kıymetlerin takdir ve tespiti; paranın değer kaybı gözönüne alınarak, bilançolardaki stoklar, sabit varlıklar gibi kalemlerde düzeltmeler yapılması.

  Yerleşme alanı :   Imar Plânı sınırı içindeki yerleşik ve gelişme alanlarının tümü

  Yeşil alan :   Şehir imar plânlarında toplumun yararlanması için ayrılan ve üzerinde inşaat yapılması mümkün olmayan ve ileride veya şimdiden park, çocuk parkı vb. hizmet alanı olarak ayrılmış alan

  Yönetim planı :   Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre anagayrimenkulün yönetimini düzenleyici hükümler içeren ve bütün kat maliklerini bağlayan sözleşme.

V – hukuk terimleri sözlüğü

V harfi ile başlayan hukuk terimleri sözlüğü :

 Vabeste :   Bağlı

  Vakfiye :   Vakfedenin vakfa ilişkin bildirimini ve hakimin tescilini kapsayan belge

  Vakıf :   Tesis; başlı başına bir varlığı bulunmak üzere bir malın belirli amaca tahsisi

  Varaka :   Belge; yazılı kağıt

  Varant :   Rehin senedi; umumi mağazaya tevdi edilen mallara ve tahıla ilişkin rehin hakkını gösteren ve bu mallar üzerinde herhangi bir alacaklı yararına bu hakkın yaratılmasını sağlayan senet

  Varîd :   Gelen; vasıl olan; gerçek olan; varolan

  Vâridât :   Gelirler; devlet(kamu)gelirleri

  Vâris :   Mirasçı

  Vasıl olmak :   Ulaşmak, erişmek

  Vasi :   Kanunun öngördüğü durumlarda, küçük veya kısıtlı kişilerin haklarını korumak üzere mahkeme tarafından atanan kanuni temsilci.

  Vatandaşlık :   Bir hakiki şahsı bir devlete bağlayan hukuki bağdır.

  Vaz’ :   Koyma; konulma (yürürlüğe koyma)

  Vazıyed etme :   Bir şeye veya bir işe el koyma

  Vaziyet :   Durum; hal

  Vecîbe :   Borç

  Veçhile :   (bu) yönden; böylece; uyarınca

  Vedia :   Saklama

  Vefa hakkı :   Hak sahibine, sattığı şeyin mülkiyetinin kararlaştırılan bedel karşılığında tekrar kendisine devrini, tek taraflı irade beyanı ile isteme yetkisi veren hak

  Vehle :   Öncesi; baş tarafı; dakika; an

  Vehle-i ûlâ :   Ilk başlangıç; birdenbire

  Vekalet Sözleşmesi :   Kişinin, bedelli veya bedelsiz olarak, bir işi yürütmeyi veya yerine getirmeyi başkası adına üstlendiği sözleşme.

  Vekil :   Vekalet sözleşmesi gereği, müvekkil tarafından ve onun adına işlem yapmakla yetkilendirilen kişi.

  Velayet :   Ana ve/veya babanın, reşit olmamış çocukları üzerindeki (kanundan doğan) eğitim ve terbiye hak ve yetkisi.

  Velev :   Olsa bile; hatta; ister; isterse

  Veli :   Velayet hakkına sahip bulunan ana ve/veya baba.

  veraset ilamı :   ölenin kanuni varislerini gösteren, mahkemeden alınan resmi belge, hüküm

  Verese :   Mirasçılar

  Vergide adalet ilkesi :   Herkesin mali gücüne göre vergiye tabi tutulmasıdır

  Vesait :   Vasıtalar; araçlar

  Vesayet :   Küçük veya kısıtlıların haklarının korunması amacıyla özel hukuk tarafından düzenlenen ve bir kamu hizmeti niteliğini taşıyan kurum.

  Vezâif :   Vazifeler; görevler

  Vicahî :   Yüze karşı; tarafın yüzüne karşı

  Vikaye :   Koruma

  Vuku bulmak :   Olmak; oluşmak; meydana gelmek

  Vücut bulmak :   Doğmak; yapılmış olma.

U – hukuk terimleri sözlüğü

U ve Ü harfleri ile başlayan hukuk terimleri sözlüğü :

  Uhde :   Görev; birinin yapmakla yükümlü olduğu iş; bir işin yapılacağına söz verme

  Uhdesinde :   Üzerinde; sorumluluğunda

  Ulak :   Haberci; haber götürücü

  Umran :   Bayındır

  Umranî :   Bayındırlıkla ilgili; imarlı hale getirme

  Umur :   Işler

  Urup :   Arşının sekizde biri

  usul :   şekle ilişkin

  Uygulama imar plânı :   Onaylı halihazır haritalar üzerinde, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak, nazım imar plân esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzeni, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama plânlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntılarıyla gösteren plân

  Uyrukluk :   Şahısları veya şeyleri devlete bağlayan hukuki ve siyasi bağdır.

  Uzatılmış mal ortaklığı :   Evlilik birliğinin, eşlerden birinin ölümüyle son bulması halinde, sağ kalan eşin, ölen eşin çocuklarıyla birlikte devam ettirdiği mal ortaklığı rejimi.

 Üçüncü şahıs :   Bir sözleşmenin, davanın veya icra takibinin taraflarından olmayan kişi.

  Üst hakkı :   Taşınmaz malikinin, bir başkasına, arsasının üstünde ya da altında inşaat yapma veya mevcut inşaatı koruma (ona sahip olma) yetkisi verdiği irtifak hakkı.